~ Doğru değil hiçbir şey, yaşadıklarımız; paylaştıkça yalan karıştırılmış yaşamlarımız. Bir kez yaşadıklarımızla yalanlanmışız...
May 9th
4:59 PM
Selam, 
Bir kaç twitterda birbirini tanımayan insanlar olarak 11 Mayıs Cuma günü saat 20:00 gibi Twitter RAKI gecesi yapalım dedik. Bir araya gelelim oturup Nevizade Vera‘da RAKI içelim dedik. Çok uzatmadan söyleyeyim gelmek isteyenleri aramızda görmekten keyif duyarız. Gidicez oturup RAKImızı içicez. Sohbetimizi edip şarkı söyliycez. Arada fotoğraf çeker twit atar RAKI sevenlere nisbet yaparız. Olmadı bir de trend topic başlatırız. Biraz kafamız güzel olunca Okan Bayülgen‘i arayıp “programdan sonra gel baba masaya şereflendir” bile diyebiliriz. Ne giyip gelelim diyenler olabilir mi ? Kafanıza göre … Ne kadar otururuz diyen varsa ? Zaman kavramını yitirelim diyoruz. Ne mi içicez ? Yeni RAKI … Ne mi söyliycez ? Zeki Müren, Müzeyyen Senar, Zekai Tunca ve daha bir çok kişi … Kime mi içicez ? Sanat güneşimiz Zeki Müren‘e, RAKI ustası Aydın Boysan‘a, RAKIya en güzel mezelerden biri olan şarkıların sahibi Müzeyyen Senar‘a ve canımız kime isterse “O”na içecez. Ben kimseyi tanımıyorum gelip napcam diye bir şey geçiyorsa aklından kimse kimseyi tanımıyor. Sen de gel masamız güzelleşsin ? Ben o saatte gelemem sonradan katılsam olur mu ? Olur olur…  Canın gelmek isterse twitterdan @duzensizfiil veya @ti_wet ‘e mesaj atabilirsin ya da facebook duzensizfiil ‘den mesaj atabilirsin. Iyi de sen bizi takip etmiyosun nasil mesaj aticaz diyorsaniz mentions atin biz ulasiriz size :) 
Hesap mevzusu nolcak ? Hem beraber odiycez :) 
Mehmet ( @duzensizfiil ) & İnanç ( @ti_wet )
Not: Ben gelemem diyorsan bu linki paylaşarak belki gelmek isteyen birilerini sağlamış olursun :)

Selam, 

Bir kaç twitterda birbirini tanımayan insanlar olarak 11 Mayıs Cuma günü saat 20:00 gibi Twitter RAKI gecesi yapalım dedik. Bir araya gelelim oturup Nevizade Vera‘da RAKI içelim dedik. Çok uzatmadan söyleyeyim gelmek isteyenleri aramızda görmekten keyif duyarız. Gidicez oturup RAKImızı içicez. Sohbetimizi edip şarkı söyliycez. Arada fotoğraf çeker twit atar RAKI sevenlere nisbet yaparız. Olmadı bir de trend topic başlatırız. Biraz kafamız güzel olunca Okan Bayülgen‘i arayıp “programdan sonra gel baba masaya şereflendir” bile diyebiliriz. Ne giyip gelelim diyenler olabilir mi ? Kafanıza göre … Ne kadar otururuz diyen varsa ? Zaman kavramını yitirelim diyoruz. Ne mi içicez ? Yeni RAKI … Ne mi söyliycez ? Zeki Müren, Müzeyyen Senar, Zekai Tunca ve daha bir çok kişi … Kime mi içicez ? Sanat güneşimiz Zeki Müren‘e, RAKI ustası Aydın Boysan‘a, RAKIya en güzel mezelerden biri olan şarkıların sahibi Müzeyyen Senar‘a ve canımız kime isterse “O”na içecez. Ben kimseyi tanımıyorum gelip napcam diye bir şey geçiyorsa aklından kimse kimseyi tanımıyor. Sen de gel masamız güzelleşsin ? Ben o saatte gelemem sonradan katılsam olur mu ? Olur olur…  Canın gelmek isterse twitterdan @duzensizfiil veya @ti_wet ‘e mesaj atabilirsin ya da facebook duzensizfiil ‘den mesaj atabilirsin. Iyi de sen bizi takip etmiyosun nasil mesaj aticaz diyorsaniz mentions atin biz ulasiriz size :) 

Hesap mevzusu nolcak ? Hem beraber odiycez :) 

Mehmet ( @duzensizfiil ) & İnanç ( @ti_wet )

Not: Ben gelemem diyorsan bu linki paylaşarak belki gelmek isteyen birilerini sağlamış olursun :)

February 22nd
5:05 AM
~ Ansız bir bekleyişin getirisidir arta kalan zamanların telaşlı bakışları. Yardan yordamlanmış yara tutan armağan. Yar’a demişken, aslında zaman, arta kalan … 
http://twitter.com/#!/panolepe ( Pam’e hediye niteliğin de … )

~ Ansız bir bekleyişin getirisidir arta kalan zamanların telaşlı bakışları. Yardan yordamlanmış yara tutan armağan. Yar’a demişken, aslında zaman, arta kalan … 

http://twitter.com/#!/panolepe ( Pam’e hediye niteliğin de … )

February 19th
5:56 AM
~ Sende de Tanrılık var, öl desen ölecek haldeyim …

~ Sende de Tanrılık var, öl desen ölecek haldeyim …

February 14th
6:47 PM

~ Kanayan yara …



Elif : evet..
Elif : kişiye göre ve yaşanılanlara göre değişiyo belkide
Mehmet : iste bazense izler kaliyor her daim …
Elif : ne olursa olsun bir merhaba diyecek kadar bile olsa yüzü kalmalı insanın … diyebilmeli ..
Mehmet : o yuzden acitiyor insanin icinde ki yaralari …
Mehmet : her kasinti yeni bir yarayi kanatiyor asil olarak …
Elif : izler kalabilir belkide cok eski cok derin … önemli olan onu nasıl karşıladıgındır …
Mehmet : kasimaksa her defasinda yeniden kanatir …
Elif : o zaman ne yapmak lazım
Mehmet : cozum bulmak gerek …
Elif : her zaman çözüm bulmak gerek … ben yaradan bahsediyorum … cok derinse ve her defasında kaşımak kanatıtorsa neden her defasında kaşır insan ..kaşımasın kanamasın yarasıda olmazmı..
Mehmet : kaşıyıp her defasında tekrar kanatmasan da o sende yaradır iz taşır
Mehmet : mesela aslı …
Mehmet : ben de hep bir yaradır …
Mehmet : bir birliktelik olmayabilir …
Mehmet : bazen o yara tabiat şartlarından dolayı kendi çatlar kendi kanamaya başlar …
Mehmet : bazen se bilerek ve isteyerek için için kanayacagini bilerek kaşır ve kanatırım …
Elif : neden insan bilerek acıtmak isterki kendini..
Mehmet : Ya onu unutmak istemiyordur ya da acidan zevk aliyordur …

Read More

February 12th
11:17 AM

~ Gizli saklı kalmış sürprizler …



Catlak dudaklarda hitap yetenegini kaybetmis kelimelerle basliyor hersey … Bir annenin çocuğunu okşar gibi doğan güneş. Belli belirsiz sevdalardan yordamlanmış zaman kavramını kendi içinde sıfıra çekmiş bir kavgadan ibarettir bu, dört başı mahmur ve bir o kadar derin bakan gözler. Hayatın boş, o bomboş bakan gizli saklı kalmış süprizlerinden biri. Bir getirinin götürebilecekleri düşüncesi. Kaskatı olmuş bedende terin dışa yansıması. Bir balıkçı iste tüm bunlardan bahsersiz bir şekilde avını kovalamakta … Korkak ve beceriksiz insanlarin oluşturduğu bir toplumdan arta kalan bir kaç insandan biri bu … Gözlerin ifade ettiklerini ifade edemiyor Nevada çölüne kıyısı olan saklı bir kent. Başka düşüncelerin manyetik alanında kalmış bir takım insan. Öncesinde karşı karşıya olduklarını bilmeden sürdürülen bir hayat mücadelesi. Parabolik bir cizelge izliyor ölülerin sayısı. Insani sıcaklığı geren, gerdiren, yoran, yıpratan bir insan fırtınasından sonra karşılayabilmekse ayrı bir heves. Hani hüznün habercisi sonbahar da sarı renk ya …

Read More

February 11th
3:08 PM

~ Ben sana bakabilirim …



Ben sana çok şey anlatabilirim …
ve Sen çok şeyi dinleyebilir …
Ben sana bakabilirim …
ve Sen bana benim sana baktığım gibi bakabilir misin?

February 9th
5:45 PM

~ Ya sonra …

Kendimce saçma sapan tesbitler yine düşürdü seni aklıma, bir esneme sırasında … Yürüme sırasında belli bir süre sonra herkes aynı anda adım atıyor … Belli bir süre sonra insanların kalpleri aynı anda atıyor … Her ne kadar yanımda olmasan da, yanında olamasam da belli aralıklarda seninle aynı adımı atıyoruz, aynı anda atıyor kalbimiz. Senin ile aynı anda aynı adımı atmak da, kalbimin atması da sana olan duyguların yoğunluğunu arttırmak için yeterli bir neden. Düşünüyorum … Senin ile birlikte uyumayı … Uyuma evresinde sana arkadan sarılmayı … Sen dizlerini içine çekmiş soluna dönmüşsün …

Read More

February 8th
9:36 PM
Bazen yolun seni nereye götüreceğini bilmezsin. Sen doğuya gitmek istersin yol seni batıya götürür. Bazen yürüme sırasında sürüklendiğini düşünebilirsin… Bazen yürüme sırasında aslında geçmişe gittiğini, yürümelerin hep ileri değil geriye doğru gittiğini farkedersin… Bazen daha önceden yandığını gördüğün yerde yürüdüğünde, içinin de yandığını fark edersin… İzmir’deyim kızım… Havanın çok sıcak olduğu şu günlerde yanmış, yakılmış, yağmalanmış ama hala o yıllar önceki yanık kokusunu istersen fark ettiğin yürümede, içimin yangını ile bir kez daha yandım. Bugün bu kumaşda sana, hem terimi hem de içimin küllerini bıraktım. Serdal Amcan ile sabah başlayan bu terleme ilk olarak bilmem kaç yıllık bir woswos (tosbağa) içinde başladı… Eski kapıların fotoğrafları çekildi, şehitler caddesinde yürürken senin yerine de dua edildi. Sen doğmamış olabilirsin. Masal kitapların, fincanların, yüksüklerin, kitapların, ninnin ve daha birçok şeyinin hazır olduğu gibi duan da hazır kızım… Eksik olan tek şey senin fiziki varlığın …
Şimdiden iyiki “DE” varsın … 
İzmir / 03.08.11
( Doğmamış kızım için yapılan tshirt kolleksiyonlarından biri … )

Bazen yolun seni nereye götüreceğini bilmezsin. Sen doğuya gitmek istersin yol seni batıya götürür. Bazen yürüme sırasında sürüklendiğini düşünebilirsin… Bazen yürüme sırasında aslında geçmişe gittiğini, yürümelerin hep ileri değil geriye doğru gittiğini farkedersin… Bazen daha önceden yandığını gördüğün yerde yürüdüğünde, içinin de yandığını fark edersin… İzmir’deyim kızım… Havanın çok sıcak olduğu şu günlerde yanmış, yakılmış, yağmalanmış ama hala o yıllar önceki yanık kokusunu istersen fark ettiğin yürümede, içimin yangını ile bir kez daha yandım. Bugün bu kumaşda sana, hem terimi hem de içimin küllerini bıraktım. Serdal Amcan ile sabah başlayan bu terleme ilk olarak bilmem kaç yıllık bir woswos (tosbağa) içinde başladı… Eski kapıların fotoğrafları çekildi, şehitler caddesinde yürürken senin yerine de dua edildi. Sen doğmamış olabilirsin. Masal kitapların, fincanların, yüksüklerin, kitapların, ninnin ve daha birçok şeyinin hazır olduğu gibi duan da hazır kızım… Eksik olan tek şey senin fiziki varlığın …

Şimdiden iyiki “DE” varsın … 

İzmir / 03.08.11

( Doğmamış kızım için yapılan tshirt kolleksiyonlarından biri … )

8:16 PM

~ İçimin umut iklimi …

Tanrısal ifadesini henüz kazanmamış tehlikeli bir yolun başındayım. Yetmiyor seni aklımdan uçurmaya yalancı ivmeler. Düşmeler gerçekleşiyor çoğu zaman içime, içimdeki yalın bir iklime. Düşünmekse hep düzensizlik içinde gerçekleşiyor bu fiilde. Yüklenen anlamlar ve anlamca yüklenenler bir türlü ifade edilmiyor. Yansımalar gerçekleşiyor bazen gözümün önünde. Bazense bir uyuma eylemi sırasında geliyorsun gözümün önüne. Düşünmediğim de “yok” diyorum kendime, kendim için kendime. “Yok”um diyorum daha basit bir deyimle. Ahmet Haşim’in kafiyesiyle dile getirmeye çalışıyorum bazen seni sana dair cümleler içinde.

Read More

February 5th
6:59 PM

~ Başka çaresi yokturdurda ondan …



Neden birini seversin biliyor musun ? Başka çaren yokturdurda ondan. Seversin … Sadece seversin … Çünkü sevmek denilen şeyi kontrol edemezsin … Seversin birini düşünmezsin, düşünmezsin oda beni sever mi demezsin … Severken sevilip sevilmeyeceğini bilmeden öylesine seversin ki artık seni kontrol eden sen değilsindir de sevgindir. Seversin öylesine seversin ki bir kez duyduysan sesini o yokken ona dair cümleleri kendi içinden onun sesiyle seslendirirsin … O hiç var olmamışken onu var edersin. Ondan duymak istediğin tüm sesleri onun sesiyle öylesine seslendirirsin ki içinden gerçekten onun ile konuşuyormuş gibi hissedersin.

Read More

January 19th
4:44 PM
~ Herkesin bir melodisi vardır …
Güney Afrika’nın ucra bir köşesinde bir kabile yaşarmış. Bu kabilenin en büyük özelliği, hamile kadınlar hamilelik dönemlerinde ormanın ucra bir köşesine gider meditasyon benzeri birşey yapar duydukları ses ve içlerinden gelen dürtülerle bir melodi yaparlarmış. Yaptığı bu melodiyi kabileye döndükten sonra tüm kabileye öğretirmiş. Kadının doğumu sırasında tüm kabile tek bir ağızdan bu melodiyi dile getirir doğuma eşlik ederlermiş. Doğan çocuk için adanırmış bu melodi … Çocuk doğumdan sonra hayatının her aşamasında her iyi birşey yaptığın da ödüllendirmek için, her kötü birşey yaptığında ise özüne dönmesi için bu melodi yine tüm kabile tarafından dile getirilirmiş … Ben ne zaman iyi birşey yapsam kendimi ödüllendirmek, ne zaman kendimi kötü hissetsem, kötü birşey yaşasam, kötü birşey yaptığımı düşünsem özüme dönmek için Eric Satie - Gymnopedie (http://www.youtube.com/watch?v=S-Xm7s9eGxU) dinlerim … Sizin de kendinize ait bir melodiniz var … Keşfettiğiniz ya da henüz keşfetmediğiniz …

~ Herkesin bir melodisi vardır …

Güney Afrika’nın ucra bir köşesinde bir kabile yaşarmış. Bu kabilenin en büyük özelliği, hamile kadınlar hamilelik dönemlerinde ormanın ucra bir köşesine gider meditasyon benzeri birşey yapar duydukları ses ve içlerinden gelen dürtülerle bir melodi yaparlarmış. Yaptığı bu melodiyi kabileye döndükten sonra tüm kabileye öğretirmiş. Kadının doğumu sırasında tüm kabile tek bir ağızdan bu melodiyi dile getirir doğuma eşlik ederlermiş. Doğan çocuk için adanırmış bu melodi … Çocuk doğumdan sonra hayatının her aşamasında her iyi birşey yaptığın da ödüllendirmek için, her kötü birşey yaptığında ise özüne dönmesi için bu melodi yine tüm kabile tarafından dile getirilirmiş … Ben ne zaman iyi birşey yapsam kendimi ödüllendirmek, ne zaman kendimi kötü hissetsem, kötü birşey yaşasam, kötü birşey yaptığımı düşünsem özüme dönmek için Eric Satie - Gymnopedie (http://www.youtube.com/watch?v=S-Xm7s9eGxU) dinlerim … Sizin de kendinize ait bir melodiniz var … Keşfettiğiniz ya da henüz keşfetmediğiniz …

November 15th
6:43 AM

~ Usturuplu oturusun, destursuz yansimasi …


Dogdugumuzda basladi hersey aslinda … Olmeyede dogdugumuz anda basladik … Uzerimize yapistirilan sifatlar, bizi koruma ic gudusuyle gelisen giyindirme cabasi ise bizi bizden uzaklastirmak icin etkendi … Cocuktuk … Masumduk … Ustumuzde elbisemiz yoktu … Kavruk tenimiz henuz kirlenmemisti … Kendimizi tek kirlettigimiz an uzerimize doktuklerimizle gerceklesirdi … Ya isirma cabasi gosterdigimiz seftalinin Suyu damlardi uzerimize, ya yememek icin inat ettigimiz mamamiz dokuldugunde … Giydirilmeye baslandik sonralari … Dusuncelerimiz sorulmadan sifatlandirilmaya, yamanmaya baslandik … Yalanma dunyasina ilk adimi o anda attik … Uzerimize giydirilenler bizi dis dunyadan korumak icin degil, kendimize yabancilasmamiz icindi … Pantolonumuzu ya “goster amcalara cukunu” sirasinda indiriyor yada duvar kenarinda iserken gerceklestiriyorduk … Etegimiz ya sokakda oynarken aciliyor ya da kakamizi yaparken … Surekli uzerimize yeni seyler giydiriliyordu beynimizde bundan nasibini aliyor farkli bilgiler empoze ediliyordu. Korkutmak icin cesitli din ogretileri bolca cumle icinde kullaniliyordu. O elbiseler uzerimizi orttugu kadar beynimizi de ortuyordu … Her gecen gun kendimize yabancilasiyor kendi vucudumuzu tanimayacak hale geliyorduk … Goguslerimiz buyuyor biz farkinda olmuyor cukumuzde hareketlenmeler gerceklesiyor nedenvoldugunu bilmiyorduk … Giydiriliyor sakiniliyor ve her yeni gun yeni sifatlar ediniyorduk … Bazen okulun en guzel kizi bazen okul takiminin kaptani bazen sinifin

Read More

July 29th
4:55 AM

~ ve Simdi basliyor …

~ ve Simdi ...

~ Bir suredir aklimda olan bir plan vardi, plansizlik… Sirt cantama birkac parca elbise alip dusecegim yola … Yada dusecektim yola. Plansiz planimin tek planli kismi bugun yola cikacak olmamdi… Gidip otogara dusunmeden o anda gordugum ilk yere girip bir bilet almakla baslayacakti… ve Sonrasinda baslayacakti … Lakin ansiz bir telefon bu iki gunun de Istanbul’da gececek olmasini belirledi… Izmir’den arkadasim gelecek ve haftasonu misafir edecegim, pazar gunu ise birlikte gidecegiz Izmir’e … Artik Izmir’e giderken nerelere ugrariz neler yapariz hic bilmiyorum… Dedim ya plansiz plan … Sonuc itibari ile plansiz olan planin birkac asamasi onceden kesin … Soyle ki …

* Gezi sirasinda bolca fotograf cekecegim.
* Gezi sirasinda bir yerde bir gunden fazla kalmayacagim.
* Gezi sirasinda bolca yazacagim, senaryoyu toparlamaya calisacagim.
( Bu bölüm ediplenip silindi. )
* Gezi sirasinda tutun sarma aliskanligimi devam ettirecegim.

ve Son olarak gezi sirasinda bilgisayar vs. yanimda tasimayacagim icin internet cafe gibi yerler bulabilirsem gezi notlarini size yazacagim … Yurume agirlikli geziye katilmak isteyen olursa beklerim :) 

Sevgilerle … 

July 9th
7:14 PM

B/en S/en ve S/oz …

Turkce sondan eklemeli bir dil oldugu kadar bastan da eklemeli bir dildir. Turkce’de birseyin oznelligini, tekligini ve degerli oldugunu belirtmek icin “en” kelimesi kullanilir. “En buyuk sensin” “En iyi takim” “En basarili ogrenci” vs. vs. gibi ornekleri dusunebilirsin … Kisi kendinden bahsedecegi zaman oznellik ve teklik ifadesi olan EN kelimesinin basina ice bukey B harfini getirir. B harfi iki dis noktanin ice dogru bukulmesiyle meydana gelir. ve ortaya B-EN kelimesi cikar… Kisi karsisinda ki kisiden bahsedecegi zaman ise disa bukey S harfini kullanir. S harfi ise iki ic noktanin disa dogru bukumuyle meydana gelir … Bu yuzden kisi karsisinda ki kisiden bahsedecegi zaman S-EN der Kisi ozunden ibarettir … Soylenenler ozden gelendir … Kisi karsisinda ki disa bukeye bir soylemde bulunacagi zaman OZ’den geleni disa bukey hale getirir ve S harfini onune ekler ve S-OZ meydana gelir … Bu yuzdendir ki S-OZ soylemek kiymetlidir ve degerlidir…

June 13th
5:23 AM
~ Bar bar gezip insanlarin sarhosluk halinden faydalanip gecenin sonunda yataga atma cabasiyla olmamali, sevismek sarhos olmadan da gerceklesebilmeli, sevisirken de icebilirsin pek tabii ki … Sevismek guzel seydir … 

~ Bar bar gezip insanlarin sarhosluk halinden faydalanip gecenin sonunda yataga atma cabasiyla olmamali, sevismek sarhos olmadan da gerceklesebilmeli, sevisirken de icebilirsin pek tabii ki … Sevismek guzel seydir …